‘türkçe’ kategorisi için Arşiv

Eylem – Miz Miz

Cumartesi, 30 Ocak 2010

Mız mız sevgilim çok isteksizsin
Mız mız sevgilim çocuktan betersin
Bir gidip gelirsin ne istersin
Mız mız olupta beni kaybettin

Hani beni sevgiyle saracaktın
Benim sıkı sıkı tutup
Benim olduğunu anlayacaktın
Gökyüzünden yıldızları alacaktın
Günden güne sevgimiz artacaktı
Ben sana sen bana tapacaktın

Hiç sanmam fazla kalayım
Senin gibi mız mızla
Mız mız sevgilim çok isteksizsin
Mız mız sevgilim çocuktan betersin
Bir gidip gelirsin ne istersin
Mız mız olupta beni kaybettin

Bu saçma yalanlardan ben usandım
Aslında ben seni ah çok şımarttım
Yalan lafları ben dinleyip dinleyip bıkmışım
Ama sende şaştın hep dırdır yaptın
Sende attın attın bol keseden attın
Canım bir tanesini bile tutmadın

Eylem – I’m Gonna Get You

Cumartesi, 30 Ocak 2010

I can see you
Sometime you goner give in
I can see you
I can see you

Eyes wide open and I’m looking
At you, when your talk
Your so charming ou ou!
I’m I falling I’m in control
Each time our souls met
More feelings unfold

I’m gonna get ya
Gonna get ya
Gonna be mine
Naughty naughty

I’m gonna get ya
Cos I saw ya
And I want cha
Want cha want cha

I’m gonna get
You that’s right
I’m gonna get
You tonight
I’m gonna get you

Virgin Goddess
And I like to glow
I’m a little fearful
Of losing myself
You seem to have
A power no other
Has had
I see premonition baby
When you take my hand

Nil Karaibrahimgil – Peri

Cumartesi, 30 Ocak 2010

Her bir gidişim,güneşin batışı
Çiçekler böceklerdir hep arkadaşı
Sarılırsam eğer,kalbi duracak
Birgün gidersem,bilmez n’apıcak

Ooo bilmez n’apıcak
Ooo bilmez n’apıcak

O beni prenses peri sanıyor
Ne hata yapsam geri sarıyor
Mitolojiden biri sanıyor
Bendeki de saç o taç görüyor

Hollywood kızları,hepsi hikaye
Benim gibi varmı,gösterin bir tane
Hiçbirşey yapmasamda,tarih beni yazar
Takılıp düşersem,olacak o da nazar

Ooo olacak o da nazar
Ooo olacak o da nazar

Aşkın gözü kördür O’ysa sakat
Kalbini hep kırarım kalbi sakatat
Bende karizma yerlebir fakat
Ben herşey değilim oğlum
Contack kuramadık,hatamı takmadı
Kırıldı kaçmadı,kraliçe ben değilim anlamadı
Başına tac etti
Kırmızı halıları haketmiyorum,bu tacı geri al
Mükemmel değilim,ne de bir çiçek
Ben incinmem korkma,hepsi bitecek
Nazar boncuklarını al bir öleceğim
Afrodit ben değilim,bu bir gerçek
Tahtı istemedim geri yolla bir zahmet
Ben hep geç kalırım,bekle bir müddet
Ellerim bile çirkin benim
Ben en iyisi değilim bunu hazmet!

Sihirli bir güzelliğim yok
O beni ‘peri sanıyor’
Hangi hatayı yapsam silip
Yine ‘geri sarıyor’
Kalbini kırsamda beni
Kusursuz ‘biri sanıyor’
Bendeki de saç o taç görüyor

Esprilerim komik,ne doğru dediklerim
Bu şarkıyı yazdımya,dahi miyim neyim

Teşekkürler, xxx

Ceza – Yerli Plaka

Cumartesi, 30 Ocak 2010

üstüme iyilik sağlık a dostlar
ceza rap yapar çok kötü toslar
boxlarınızı bakıma alın a foslar
dostlarınıza yakın olun a be kozlar
elinize geçti neredesin ha popstar
lostra salonu ayakkabı boya kostar
az konuşana kurdele takacaklar
kara tahtaya da ceza yazacaklar
yükselen ben değilim bak asansör
şayet beni uçarken gördüysen senin gözün kör
peşimde onlarca yalaka sahte post var
eninde sonunda yalnız bırakan o dostlar
bi bakayım derken şöyle ben içine girdim öyle
bu ortam işte böyle bu nasıl iş söyle
ipi kopmuş alemin çivisi çıkmış dillerin
inadım inat giderim tersine dilim fenerim
yol uzun ve pek dikenli çok uzun lan ben tükendim
yoksunum biçare kimi zaman da yalnızım avare gezdim
bak ne hale geldim
kim nasıl baktıysa öyle gördü ben buyum
nokta koyduk bitti
herbir yandan çektiler şu etime saplı kancaları ve
her gün engel ektiler belli var bi korkuları
bu yerli plaka korkutur herkes sanar dengimdir
kimse bilmez ancak ceza nefretten de eskidir

nakarat:

plaka yerli bak sırtı terli çok
ve başı dertli vah eski hali yok
ne olacak? ooo ooo ooo…
yükselen ben değilim bak alçalan duvarlar

öyle dar bir yerdeyim ki dünya pek küçüldü
tek bir yanlış çok gözüktü
geldiğim yer hep gürültü
pek sıkıntı çekti millet sabreden kazandı
benimle raks edenlerin kaçında var yürek
birçok çakal rapin önünde tek bilek
birçok kanal taraflı yazdı gazeteler yalan
ve çok samimi dostlarım var
en önemlisiyse biliyorum ki yükselen ben değilim
alçalan duvarlar sadece ve sadece
çok fazla dikkat çektik bu taktik değildi
gene de kapladı herkesi panik
buna tanık olan her genç tarihi yazsın
bir işe yaramazsa bu durur en al katta
bir bakmışsın teker teker dökülmüş tüm dostlar
ne ad ne de sanın kalır ve unutulur gidersin
yükselirken ekmek yerken yere düşerken saçmalarsın
hiç süren yok suyun ısındı güneş doğdu kuyu kazılmaz

nakarat

dört koldan taciz
çok belli bariz
makas alır kızlar yanaktan
erkeklerse diss
farklılaşma çabası içine girdi herkes
gettolarda bile mohikan var oğlum herbir kafada farklı ses
farklı vizyon her sokakta yükselir duvarlar
yabancı marka giydi her kesimden muhalefetler
ellerinde boş bir defter yazıldı aynı şeyler
daim kullanıldı aynı renkler anlaşılmaz boş resimler
ömür de belli ineceğin o katta
düşeceğiz birlikte belki sanma kurtuluş var
kader bu belli olmaz kaçar gider yanından herkes
zaten biz birer hiçiz şayet bu böyle olmasaydı
unutulur muydu o eski sesler
bulut olursa yağmur beklenir güneşli günler çok yakın
ve rüzgarım hep esti
kısa bir not: sazın içinde şeytan yok
77 üsküdar yani bu plaka yerli

nakarat

Emre Aydın – Kim Dokunduysa Sana

Cuma, 29 Ocak 2010

Yapma , dokunma
Kim dokunduysa sana … ona git
Nerde unuttuysan beni … orda kal
Ezdirmem kendimi sana

“Yaptım çünkü aşık oldum” deme , konuşma
Ona öyle demezler buralarda
Alem inansa sözüne ben inanmam

Beş para eder mi varlığın ?
Ki yokluğun beni acıtsın
Alem eğilsin önünde , ben eğilmem

Yapma , dokunma
Kim dokunduysa sana … ona git
Nerde unuttuysan beni … orda kal
Ezdirmem kendimi sana

Sen öğrettin bana ağlamayı
Başıma yastık basıp hıçkırmayı
Alem affetse seni ben affetmem

Onlar gibi değilim ben
Adam olmaı hala benden
Adam kölen olsun senin , ben olmam

Yapma , dokunma
Kim dokunduysa sana … ona git
Nerde unuttuysan beni … orda kal
Ezdirmem kendimi sana

Emre Aydın – Belki Bir Gün Özlersin

Cuma, 29 Ocak 2010

Belki bir gün özlersin
Başka adamlarla
Başka şehirlerde yürürken

Okuduğun ilk roman
Sevdiğin ilk adam
Yasal acılarından
Hatta yalnızlıktan
Belki dolar gözlerin
Başka adamlara
Başka şehirlerde
Belli etmezsin

Seçtiğin bu hayat
Geçtiğin son adam
Yasal acılarından
Hatta yalnızlıktan
Sessiz harfler seçersin
Başka adamlara
Başka şehirlerde
Belli etmezsin

Belki bir gün özlersin

Sil gözünün yalnızlıklarını
O an fısılda duvarlara adımı
Bin bıçak var sırtımda
Biniyle de adaşsın
Herbiri hayran sana

Grup 84 – Affet

Cuma, 29 Ocak 2010

Of yine kapalı kapılar,sor beni en uzak meyhaneye.
Sor da al cevabı varmıymış başkası,sahibi olsun yürğimin.
Hatam var elbet ama asla büyük aşk,ezdirmez kendini ezilmez.

Affet ne olur bu saf deli yüreğimi.
Ağla,ağla ki sula kurak bedenimi.
Olmadım ki senden başkasıyla asla.
Kastınmı var söyle bu cana

Olmadı mı kalamadım mı yanında,
Sensiz bir hiçmişim ben aslında.
Hadi gel,gel kurtar acından,
Sıcaklığın hep hep benimle yanımda

Ceza – Kemerini Bagla

Cuma, 29 Ocak 2010

döner devran her habere kan
burası sıkışık diyar ve burda yok bir kıstas
belirsizlikler içindeyiz ama birçoğu klas
gerisi aç ya da açık cinayet o da bir plus
kaos dizilerine benzer yaşam mousela yönetilebilecek kadar kolay
okuma yazma bilmeyen var hala memlekette
suç kimin? benimle dans edin
hata yaptılar her şarkı nakarat
(hop hop) şaklat elini bir de bana bak
vah vah aç kontağı hadi gazla
…tir et boşver sen elini salla
gençler seçin doğru yolu gelecek sizin
doğrusunu bilir her şeyin her kesim
boşverin okuyun adam olun öğrenin
doğrusunu bilin her şeyin
seçenek hem yok seçenek hem çok
seçeneklerini yarat belirle en iyisi bu benim rekabetim
örnek özele girmem
taşlarım adamı ve üstünden inmem
dürüst oldukça kapılar açılır
burdayım işte bak kapı kapansın
çoğunun işi farklı ve işi zordur
helal kazan sonra keseyi doldur

nakarat :

kul köle olma işini yap
kedi gibi pusma ayağa kalk
cezanın işidir bu lyrical zapt
yerli plaka yolda hadi kemeri tak

çaresizlik umutsuzlukla birleşince
saldırganlık kaçınılmaz bir hal alır
bilakis bunun yerine işine bakıp bir şeyler üretmek
ancak bizim gibilere nasip olur dinle
başkasının yaptıklarıyla uğraşmaktan ömür bitirdi birçoğu
ve hepsi çöktü dibe ne iş yaparsan yap
yarasın işe bi hayrı olsun laftan öte sonuç gerek
uyurgezer gibi gezersen eğer işin ayakta biter
başın açıkta kalır kıçın rahat yüzü görmez
nefesin para etmez
her koyun kendi bacağından asıldı ve asılır
çalma çırpma azma bölme kırma satma kesme atma
fazla kasma yazma küçücük eller koca karı gibi dedikodu
birsürü de sapık türemiş enikonu

nakarat

olma yavşak yalaka dangalak
yerli yalaka çok hepsi paspal
kuponla adam olacak adam hoşgeldin
ver eline dersini hepsinin
bir göz odasında donan var
her yerde savaş denizlerde donanma
sil savaşı koy barışı önüne dolanma fazla
günaha girme bulanma boşver
neresinden dönsen kârdır yanlış olanın
derisinden başka yok bir farkı insanın
ne sevdiğin müzik ne tuttuğun takım
insanı insandan ayıran insandır her adım
sözün kısasıysa herkes yürür ağırlığıyla
belki birçoğu yanlış huyla kimi yaşar bir bardak suyla
şükret bence kötüyü duyma elinde varsa paylaş durma
kendin ol biçimsiz olma şeytan çarır sakın uyma

nakarat

Sagopa Kajmer – Romantizma

Cumartesi, 13 Ocak 2007

RAP 1

Çocukluk naftalinle gizli
Hatıralar sarı benizli
Kim kerizdi ?
Belki aklım bir denizdi ben boğuldum.
Kim sorumlu?
Gözlerimde hava bulutlu
Yarına sansürü Tanrı koydu
Filmler hep sinemaskoptu
Son yabancım bir maskottu.
Geçmiş her zaman siyah beyaz
Hayatım enstrumental.
Kalendarım duvar süsü
Bulantılarda midem
Çok sebeb ürettim fabrikalarım iflas etti.
Kİm samimi ? kim hakiki ?…bana cevap verin!…

Özür bir borç gibiydi en zor ödenen hali.
Kalbi hacize verdim oysa borçlu sendin
Bir bahaneden ibaret terkediş.
Bilinen en son halim bir zavalli,yaşıyorum bunu da bil.
Gidiyorum adimi sil,acıyorum yaramı deş !…
Varlığın yoğunla eş ve keşmekeş bu yolda ölüme terk bin leş.
Ve rüzgarımla yüzleş…
Şafak yüzbeşte meşke daldı çilekeş
Uyku geç gelir nöbette uyuma yok !…
Korku içime sorgu tıktı.Satırbaşında kalbim hep kırıktı.
Gözlerimin içine bakamadınız içiniz hep fesattı.
İçim dışıma çıktı,içimi kemiren her fare için bir kapan yarattım.
Şüpheli paranoyaktım.
Canımı yolda buldum,tuttum kolundan evine soktum.
Yarımı gömdüm,yarımı güneşe döndüm,kendimeydi küfrüm.
Ve dikkat et dilinde hep tükürdüğün.
Sömürdüğün bu ruhta haykırışlar kör düğüm.

NAKARAT (KORO)

Mazeretimdin….
Her suçumda hazretlerimdin yalvarır oldum.
En son halim bir zavallıydı,şimdiki bene beni sorar oldum vallah…
Nezaretimdin…
Karanlıklara bir şiir oldun onca okundun
En son halim bir yabancıydı
Ozan-ı bedbaht kalemini kırdı.

RAP2

Sat-ı müdafa zorunlu
Adalet karaman oyunu
Sonunu bildiğim bu yol önüme serdi bilinmez uçurumu.
Gözlerim krater çukuru
Yine de elimde tek düze kalem yazarım karamsar kompoziyonumu.
Getirin artık sonumu!…
Onuru zedeler alaya vurulan her doğru.
Her geçen dakika metabolizma çökerten olgu.
Şıkkı seçti ademoğlu.
Yanlışın gurur bıçaklar,orda duran o alçaklar yaşamın biberi tuzu.
Huşu içinde yatsın ölü bebeklerim.
Bir buğulu aynanın yörüngesinde,ortalıkta dolaşan bu buğulu yansımalara hipnozum.
Ve uluya anlaşılmaz bir tavırla ”yorgunum!…” demek neden ?
Umutsuzum bugünden.
Al ve yerine koy hataları.
Ben her cevaba bir soruyla kafa da tuttum.
Bir tiyoyla bir tiyatro kurdum,kendim oynadım ve arenasında bir savaşçı buldum kördü.
Köprü ortadan bölündü sagopa gördü!…
Yokluğun ki; zoraki bir ölümdü.En derin…
Yazarın olsun ellerim.
Aklımın odalarında yangın çıksın beklerim serin.
Ben kimim ki; bilmemekteyim.
Hayat kızgın boğa ben kırmızı pelerin.

KELİMELER…

Kalendar: takvim
Meşk: öğrenmek
Karaman oyunu: hile
Krater: derin çukur

Sagopa Kajmer – Nedense

Cumartesi, 13 Ocak 2007

Dr.Fuchs Rap
Karamsar günleri lirik yapıp at yo!
Mikrofonum offdan on oldu kaç yo!
Sigaram plak çemberimse çabuk yak
Düsmanım içime hapis çek bırak
Dertlerim kat kat
Bugünü bırak bak
Dilime kelepçe uymazdı ahmak
Damarıma jileti vurdular hangi
Bugün mü sorunlarım çözülecek sanki
Sorunum baki
Çözümüm var ki
Kusura bulaşmadan bugun tilki saki
Geçmişim var ki bu ufuklara uzanan
Geleceğim ümitsiz bir dağ tepe sıradan
Dilimi şüpheler içinde sardılar
Fikirlerimi bana doğru bağırdılar
Kalemimle satırlara bulanan bir şairim
Bu yolda ben sonsuz sakinim
Nerdeyim sessizce bende
Yürüyorum aklım eserde
Suskunum bugün yine bende
Dertleri çek birak…

[Chorus]
Ben ne savaşlar verdim kendime bir rabbim şahit,
Sor ne zaman vurdun kendini en son
Katilim oldum her gece nedense…

SAGO Rap
Sanırım sensiz bir geceye daha hoşgeldin
Nedense biraz gerginim
Stresimi yumruklarımı duvara çiviledi
Gözlerim kendini saldı
Sanırım o an orda değildim
30 dakka öldüm 5 dakika dirildim
Gözyaşlarımı yağmur sandım ıslandım
Dileklerimle fısıldaştım
Kolonyalarla koklaştım
Nedense son darbeyi kalbime attım
Kendimi 3 yerimden bıçakladım
Azami hırs yaptım nedense acımadım
Kendimle yeminleştim ve
Dişlerimi sıktım
Yumruklarımı sıkıp tırnaklarımı kırdım
Nedense en çok sigaramı aradım
Tek bir kelime edemedim
Özür dilerim seni üzmek istemedim
En iyisi intihar edeyim dedim,ettim
10 dakikalık yaşam molası verdim
Sanki cehennette bir serinlik kolası içtim
Ve sonra ilk uçakla cehenneme indim
Nedense en çok kusmak istemiştim,senden utandim
Kendimle hiç bu kadar çetin savaşmamıştım
Kendimden köşe bucak kaçtım
Yaşama hakkımı sonuna dek mi kullanmalıyım Tanrım?
Döner başım akar yaşım, kar tutar saçım çölde hayratım
Duvarlar üzerime geldikçe kendime 10 parmaklı bir surat yaptım…

Ben ne savaşlar verdim kendime bir rabbim şahit,
Sor ne zaman vurdun kendini en son
Katilim oldun her gece nedense…