19 Mart 2010
2009’un ilk iki ayında Türkiye’nin En Çok Tercih Edilen Otomobil Markası unvanını alan Hyundai, Mart ayında da hızını kesmedi ve yılın ilk çeyreği itibariyle otomobil satışlarındaki birinciliğini sürdürdü.
Hyundai, 2009’un ilk üç ayında Türkiye’de 10 bin 186 adet otomobil satışı gerçekleştirip yüzde 14,9 pazar payı elde etti ve geçtiğimiz yılın aynı dönemindeki 6 bin 503 adetlik satışını yüzde 57 oranında artırmış oldu. İkinci sıradaki marka ile arasında önemli bir fark yakalayan Hyundai, böylece yılın ilk çeyreğinde “Türkiye’nin En Çok Tercih Edilen Otomobil Markası” unvanını korudu.
Hyundai, 2009 yılı Mart ayında 4 bin 993 adet otomobil satışı gerçekleştirerek, ilk iki ayda olduğu gibi en çok otomobil satan marka oldu. Hyundai’nin Mart ayındaki toplam satışı ise 5 bin 549 adet olarak gerçekleşti. Ocak-Mart döneminde toplamda 11 bin 306 adet araç satarak pazardan yüzde 11,7 oranında pay alan Hyundai, toplam satışlardaki ikinciliğini de sürdürdü. Otomotiv pazarında satışlar geçtiğimiz yılın ilk üç ayına göre yüzde 20 oranında daralırken Hyundai’nin satışlarını tam tersine yüzde 47 oranında artırması dikkat çekti.
Hyundai’nin en başarılı modeli ise Accent Era oldu ve ilk üç aylık satış rakamları doğrultusunda “Türkiye’nin En Çok Tercih Edilen Otomobili” unvanını elde etti. Türkiye çapında her kesimden tüketici tarafından beğenilen Accent Era; geliştirilen kalitesi, güvenliği, konforu, ekonomikliği ve performansıyla övgüleri topladı. Türkiye İzmit Fabrikası’nda Türk tüketicisi için üretilen Hyundai Accent Era’dan ilk üç ayda toplam 6 bin 299 adet satıldı. Tek başına 49 markanın üç aylık toplam satışlarını bile geride bırakıp tüm araçları geçen ve tam bir Türkiyeli olduğunu ispatlayan Accent Era, 2009’un ilk üç ayında Türkiye’nin En Çok Tercih Edilen Aracı oldu.
Accent Era gibi İzmit Fabrikası’nda Türkiye ve tüm dünya için üretilen Matrix modeli de 697 adetle geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yılın da ilk üç ayında “Türkiye’nin En Çok Tercih Edilen MPV’si (Çok Amaçlı Araç)” unvanını sürdürdü.
Hyundai i10 modeli, ilk üç ayda 435 adet ile segmentindeki tüm rakiplerinin toplam satışından bile fazla satılıp küçük otomobiller arasındaki (A-Segmenti) liderliğini korudu.
Hyundai Assan Yurtiçi Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Kurthan Tarakçıoğlu, elde edilen sonuçla ilgili şunları söyledi: “Hyundai, 2008 yılında otomobil pazarında ikinci sıradaydı ancak 2009 yılına olukça hızlı başladı ve ilk iki ay rakamları itibariyle tüketicinin tercih sıralamasında ilk sıraya yerleşti. Mart ayı ortasında uygulanmaya başlayan ÖTV indirimine kadar da satışlarda liderliğini sürdüren Hyundai, ÖTV indirimi sonrasında da neredeyse elindeki tüm stoğunu eritti ve ilk üç ayı otomobil satışlarında birinci sırada tamamladı. Hyundai artık bir Türk markası olarak algılanıyor. Yüksek kaliteye ve üstün güvenliğe sahip araçlarımızla birlikte gerçekleştirdiğimiz müşteri odaklı çalışmalarımız, Hyundai markasının tüketici gözünde çok daha yükselmesini sağladı. Tüm Türkiye çapındaki güçlü yetkili satıcı teşkilatımızın özverili çalışmalarıyla birlikte de yılın ilk çeyreğini otomobil satışlarında lider olarak geride bıraktık. Yılın geri kalan bölümünde de bu performansımızı sürdürüp pazar payımızı yükseltmeyi hedefliyoruz”.
Etiketler: , Adet, B1, Bile, Bir, C4, Cy, E2, Era, Etti, Hyundai, Hyundai Accent, Ilk, Modeli, Nin, otomobil, Satan, Tam, Taraf, Tek, Tercih
Kategori Genel | Yorum Yok »
19 Mart 2010
Işığın hayatımızdaki anlamını ve gücünü sorgulayan “Gece neden uykumuz gelir, gündüz enerjik olmamızda ışığın etkisi nedir? Gün içinde biyolojik ritmimiz ile ışığın gün içindeki döngüsü arasında bir ilişki var mı?” gibi soruların yanıtları yeni bir kavram ortaya çıkardı: Dinamik Aydınlatma. Işığın doğayla, insanın ışıkla ilişkisinden elde edilen verilerle, yaşam alanlarımız aydınlatma sayesinde moral ve performans kaynağı haline geliyor.
İnsan vücudu, gece ve gündüze göre farklılık gösterir. Gece uykumuz geliyor, sabah ise güne enerjiyle başlayabiliyoruz. Bu önemli farklılığın yanı sıra vücudun ritmi gün içinde de durmaksızın değişiyor. Bu döngünün ışıkla yakın ilişkisi var. Işık ve doğa, insan ve ışık arasındaki ilişkinin çözümlenmesi, mekanların amaca uygun olarak aydınlatılabilmesini sağlıyor. Dinamik aydınlatma kavramı, ışığın anlamını değiştiriyor.
Çalışma ortamında doğal ışık farkı
Gece ve gündüz, mevsimlerin de etkisiyle gün içinde farklı ışıklar yaratıyor. Doğal ışığın ritmi insan bedeni üzerinde de etkili oluyor. Bu ritmin çalışma ortamlarına taşınması, ışığın ofis ihtiyaçlarına göre uyarlanabilmesini sağlıyor.
Gün ışığı biyolojik ritmi ayarlıyor
Gün ışığı insan bedeni üzerinde, hormonların seviyesinde etkili oluyor. Gün ışığının yokluğu, melatonin hormonu seviyesini yükseltiyor. Melatonin hormonu vücuda uyku veriyor. Gün ışığı ise vücuda canlılık veren Cortisol hormonunun üretimini çoğaltıyor. İşte, geceyle gündüz, uyku ile zindelik arasındaki ilişki böyle kuruluyor.
Kişisel ışık mı, dinamik ortam mı?
Ofis aydınlatmalarında iki farklı planlama yapılabilir. Her ikisinin de kendisine göre avantajları, tercih edilebilecek özellikleri olan planlamalar, tek kişilik ofislere ve açık ofislere göre değişiyor.
Tek kişilik ofiste aydınlatma kişinin isteklerine göre şekillenebiliyor, uzaktan kumanda ile idare edilebiliyor. Bu sistemde çalışan kendi çevresini kontrol edebiliyor ve aydınlatmayı kendi istekleri doğrultusunda çeşitlendirebiliyor.
Açık ofiste aydınlatma zamana göre, otomatik olarak değişiyor. Aydınlatma düzeni zamana göre kontrol ediliyor. Aydınlatma böylelikle moral ve motivasyon kaynağı olabiliyor.
Dinamik aydınlatma hareketin doğal akışını destekliyor
Sabah vakti enerji seviyesi yüksekken insanlar öğleye doğru yorulup, dinlenme ihtiyaç duyuyorlar. Öğleden sonraki uykulu hali gün sonuna doğru enerjinin yine toparlandığı saatler izliyor. Gün içerisinde ışığı otomatik olarak ayarlayan aydınlatma programları sayesinde dinamik aydınlatma ofis ortamlarında uygulanabiliyor.
Sabah serin taze ışık, ofise gelen insanların enerjilerini artırarak güne iyi başlamalarına yardımcı oluyor. Öğle saatlerinde ışık seviyesinin azalmasıyla oluşan sıcak ışık rahatlamayı sağlıyor. Öğleden sonrası rehaveti ise ışık seviyesinin tekrar yükselmesi ile ortaya çıkan beyaz soğuk ışıkla azaltılıyor. Günün bitmesine yakın beyaz ışığın biraz daha soğuklaşması, evlerine gitmeye hazırlanan çalışanların yeniden dinçleşmelerini sağlıyor.
Aynı odada bazen sunum yapıyor, bazen konuk ağırlanıyorsa, her iki duruma uygun aydınlatmanın seçilmesi gerekiyor. İletişim için ofiste boydan boya serin orta parlak ışık, konsantrasyon için masa üstünde serin parlak ışık ve rahatlama için nokta aydınlatma ile birleşen sıcak, orta parlak aydınlatma tercih edebiliyor.
Etiketler: , Dinamik, Haline, Melatonin, Philips, Sabah, Yeni Bir
Kategori Genel | Yorum Yok »
19 Mart 2010
SHINGLE ÇATI KAPLAMASI
TANITIMI

İçeriğini 110 Gr/M² camtülü(fiberglass) taşıyıcı ve yüksek kaliteli APP’li bitümün oluşturduğu, üst yüzeyi doğal renkli mineral kaplı, alt yüzeyi ise polietilen film lamineli estetik çatı kaplama örtüsüdür. Shingle APP’den kaynaklanan elastik yapısıyla kırılma ve çatlama yapmaz.Üç farklı modeli (altıgen,klasik,dörtgen) bulunan Shingle değişik renk seçenekleri ile çatılarda estetik görüntüler sunar.
ÖZELLİKLERİ
Kötü hava koşullarına ve rüzgara karşı dayanıklıdır.
Kalkma yapmaz.
Ultraviyole ışınlarından etkilenmez.
Elastik yapıya sahiptir kırılmaz.
Sıcak ve soğuk hava değişimlerinden etkilenmez.
Uzun ömürlüdür.
Üzerindeki mineral taşlar düşmez.
Hafiftir ve kolay taşınabilir, yapıya ilave bir yük getirmez
Şalumo alevi ile kolay uygulanabilmektedir.
İlave aksesuarlara ihtiyaç duymaz.
Değişik renk ve model seçenekleri sunmaktadır.
Çatıya çıkılması gerektiğinde üzerinde tahribat yapmadan yürünebilmektedir..
Dayanıklı renkleri ile estetik görüntü sağlar.
KULLANIM ALANLARI
- Çelik konstrüksiyon çatılar
- Ahşap konstrüksiyon çatılar
- Eğimli beton çatılar
- Kubbeler
- Modern mimari çatılar
Etiketler: , Beton, Bir, Fiberglass, Gr, hava, Mimari, Renk, Shingle, Sunar, Tahribat, Uzun
Kategori Genel | Yorum Yok »
19 Mart 2010
Mıtsubıshı Motors ailesinin en genç üyesi, tamamen yeniden tasarlanan Yeni Nesil Colt, Ocak 2009`ta Türkiye`de satışa sunulacak.
1.3 litrelik benzinli motor seçeneğiyle Türkiye`ye ithal edilecek Yeni Nesil Colt`ta düz ve otomatik vites seçenekleri bulunacak. Ailenin küçük üyesi Yeni Nesil Colt, tamamen yenilenen dış tasarımıyla keskin hatlara sahip Yeni Lancer`a benziyor. Colt, `jet uçaklarının` hava emiş sisteminden esinlenerek tasarlanan ön ızgarası ile dikkat çekici bir tasarıma sahip. 5 kapılı modelde yenilenen arka kasa (sarmalanmış ve daha ince bir arka aydınlatması, daha alçak stop lambaları, yeni arka kapak sabitleyici, yeni tasarlanmış tampon), araca yeni bir karakter kazandırırken, aracın daha alçak ve geniş görünmesini sağlıyor.
Etiketler: , Araca, Ince, Kapak, Karakter, Keskin, lancer, mitsubishi, Mitsubishi Colt, Otomatik Vites, Tampon, Yeni Bir
Kategori Genel | Yorum Yok »
19 Mart 2010
Etiketler:
Kategori Genel | Yorum Yok »
19 Mart 2010
Kış ayları yaklaşırken doğalgaz kullanımında hangisi avantajlı? Uzmanlara göre, doğalgaz kullanımının her geçen gün yaygınlaştığı Türkiye’de, merkezi sistem kullanımı hem bina ömrüne hem de vatandaşın cebine katkı sağlıyor.
Makine Mühendisleri Odası Erzurum Şube Başkanı Abdulgafur Yeniay, yaptığı açıklamada, Türkiye’de son yıllarda doğalgaz kullanan illerin sayısında artış olduğunu belirterek, özellikle doğalgaz kullanımı ve denetimi konularında gereken hassasiyetin gösterilmesi gerektiğini söyledi.
Yeniay, doğalgazın merkezi sistemle kullanımının önemine dikkat çekerek, “Olası depremlerde merkezi sistemde doğal gaz kullanımı daha az hasar ve can kaybına neden olur” dedi. Bireysel ısınmanın binanın ısı dengesini bozduğunu ifade eden Yeniay, şunları kaydetti:
“Münferit ısınmada, bir kat ısınıyor bir kat ısınmıyor. Dairenin birisi az ısınıyor, diğeri çok. Bu da binalarımızda terlemelere neden oluyor. Özellikle mantolanmamış binalarda büyük sıkıntı oluşturuyor. Erzurum’da binalarımızın yüzde 98′inin mantolanmamış binalar olduğu da göze alınırsa konunun önemi daha çok anlaşılır. Terlemeler zaman içerisinde binaların önce sıvalarının dökülmesine neden olur. Betonarme yapının zayıflamasına sebebiyet verir. Ayrıca en önemlisi bu terlemeler, betonarme yapı içerisindeki demirlerin rutubetlenerek, korozyona uğramasına sebep olur ve betonun mukavemetinin düşmesini sağlar. Bu durum özellikle olabilecek depremlerde de daha fazla hasarın ve can kaybının artması demektir.”
Kombiler yanlış yere takılıyor
Yeniay, büyük şehirlerde doğal gaz kullanımına dikkat çekerek, “Özellikle büyük şehirlerde uygulama denetimlerde büyük aksaklıklar göze çarpıyor” dedi. Küçük şehirlerde uygulamaların daha düzenli yapıldığını anlatan Yeniay, şöyle devam etti:
“Örneğin büyük şehirlerde özellikle kombiler uygun yerlere konulmuyor. Bu müthiş bir enerji kaybına neden olmaktadır. Yüzde 30′lara kadar enerji kaybına neden olur. Ayrıca havalandırma menfezleri de birçok konutta yer almıyor. Bacalar uygun olmaması da can kaybı ve zehirlenme riskini artırmaktadır. Baca uygulamasının yapılmamasının diğer bir olumsuz etkisi ise görüntü kirliliğine sebep olmasıdır. Eski binalarda baca sistemi doğal gaza uygun olmayabilir ancak yeni binalarda bu sisteme dikkat etmesi gerekmektedir.”
Ekonomik ve verimli doğalgaz kullanımı
Yeniay, enerjide dışa bağımlı olan Türkiye’de henüz doğalgazın ekonomik ve verimli kullanılacak konuma gelemediğini ifade etti. Denetimin küçük şehirlerde EPDK tarafından firmalara verilmesinin, denetimlerin daha iyi yapılmasını sağladığını kaydeden Yeniay, “Ülke genelinde yanlış uygulamalar yapılıyor. Özellikle ekonomik kullanım konusuna dikkat edilmelidir. Merkezi sistem daha ekonomik. MMO olarak vatandaşlarımızın bilinçlenmesi için elimizden gelen çabayı gösteriyoruz” diye konuştu.
Yeniay son olarak doğalgaz kullanımı ile ilgili hazırlanan kanun tasarısının yönetmelikler doğrultusunda yürürlüğe konmasıyla birlikte enerjinin daha ekonomik ve verimli kullanımının sağlanabileceğini sözlerine ekledi.
Etiketler: , Bir, Bu, daha, Eden, Erzurum, Inin, Kat, Olur
Kategori Genel | Yorum Yok »
18 Mart 2010
Gün geçmiyor ki kullandığımız poşetlerin zararları ile ilgili yeni bir yazı okumayalım, yeni bir mail almayalım, yeni bir haber duymayalım. İçine yiyecek koyduğumuz zaman, kanser tehlikesi ile karşı karşıya kalmamızdan tutun da, plastik poşetlerin geri dönüşümsüz yapılmalarından dolayı, denizlere, doğaya, hayvanlara hatta besin zincirine verdikleri zarar saymak ile, okumak ile bitmiyor.
Ben de bütün çevre dostları gibi kendi adıma ne yapabilirim diye düşünürken, çantamda sürekli olarak bez çanta taşımaya ve plastik poşet kullanımımı en aza indirgemeye karar verdim. Hatta bunları yazarken de aklıma, eskiden pazarlarda kullanılan fileler ve manavlarda bolca tükettiğimiz kesekağıdı geldi. Bundan sonra en azından dönüşümlü olan plastik poşetlerden kullanmaya, pazarlarda satılan siyah poşetleri ise hiç tüketmemeye çalışacağım. Bir de anne olarak özellikle çocuklarımızın bu tür konularda bilinçlendirilmesi gerektiği, çevreye duyarlı insanlar olarak yetiştirilmesi ve onlara sadece bir kişinin bunu yapmasından ne olur ki fikrini aşılamak yerine, bir kişinin tek başına yapabileceklerinin eğer ister ise inanılmaz olacağını öğretmeye çalışmamız gerektiği inancındayım.
Unutmayalım ki ÇEVREYİ KORUMAK BİZİM ELİMİZDE.
SERAP
Etiketler: , Besin, Hatta, Kanser, Mail, Plastik, Tutun, Yeni Bir, Zaman
Kategori Genel | Yorum Yok »
18 Mart 2010
Defne, yaz kış yeşil kalan, bu özelliği nedeniyle ölümsüzlüğün simgesi olan bir bitkidir.
Antik Yunanistan’da bu ağaç Apollon’a adanmıştır ve galibiyetle elde edilmiş ölümsüzlüğü, ve bu galibiyeti sağlayan, kahramanlıkla birleşmiş erdemi simgeler. Kahramanlara, alimlere ve bilgelere verilen defne yapraklı tacın kaynağı budur. Gene Apollon’la ilişkili olarak, Apollon’un kehanet özelliklerine elde edebilmek için Delfi’teki kahinler de kehanette bulunmadan önce defne yaprakları çiğnerlerdi veya yakarlardı. Kahinlerden olumlu bir cevap elde edenler geri giderken bir defne tacı ile dönerlerdi. (Apollon ve Dafne’nin mitolojik hikayesini daha önce yazmıştım…)
Orta çağlarda üniversitelerde alimler defneden taç giydirlirdi. Tıp okullarında genç doktorların başına konan taçlar defne yaprakları ve meyvelerinden oluşurdu; Fransa’da üniversite diplomasının adı olan ” baccalauréat” (Latince ”bacca laurea” : defne meyvesi) burdana kaynaklanmaktadır.
Defne yağı defne meyvelerini sıkarak elde edilen, 30°C’de eriyen bir yağdır. %95 yağ asitlerinden ve %5 esansiyel yağlardan oluşur. Yağ, en çok sabun üretiminde kullanılıp, bunun yanı sıra kozmetik sanayisinde cilt nemlendirici olarak kullanılır.
Şifalı ot olarak romatizma, deri kızarıklıkları ve kulak ağrıları için kullanılır.
Tıbbi literatürde defne yaprağının antioksidan, analjezik ( ağrı kesici), antienflamatuar ve antikonvulsant (antiepileptik) yararlarının olduğu belirtilmektedir.
Aslında bu yazıyı yazmamın nedeni yakın zamanda keşfettiğim Verdaa marka defne özlü sabun ve şampuanı…. Defne’nin en çok yetiştiği Antakya’da üretilen bu defne özlü doğal ürünleri tavsiye ederim… Renklendirici, parfüm ya da alkol içermiyorlar, ve kullandığınızda sadece kokusu bile ferahlık veriyor…
Eczanelerde ve doğal ürün satan mağazalarda satılmaya başlamış. İnternette ise buradan satın alabilirsiniz.

Etiketler: , Bile, Elde, Gelen, Geri, Latince, Nin, Satan, Ya
Kategori Genel | Yorum Yok »
18 Mart 2010
Evet, bu nevresimler bambaşka… Orjinal modeller, eşsiz tasarımlar. Rengi başka, deseni başka, dokusu başka… Hepsi çok şık. Havlu ve bornozda Türkiye’nin bir numarası.
Dünyaca tanınan Özdilek şimdi de aylık 1.200.000 metre kumaş baskı üretim kapasitesi ile, sizleri yeni ev tekstil ürünleri ile buluşturuyor. Nevresimden uyku setine, çarşaftan pikeye uzanan zengin çeşitleri ile Özdilek ürünleri sizleri bekliyor.
Etiketler: , Ev Tekstil, Havlu, Hepsi, Modeller, Uyku, yeni, Zengin
Kategori Genel | Yorum Yok »